Köşe Yazıları

SPD Hessen, siyasette gerçeği gören ilk parti oldu

SPD Hessen, siyasette gerçeği gören ilk parti oldu

SPD Hessen, siyasette gerçeği gören ilk parti oldu. Almanya'da son yıllarda ilginç tartışmalara gündeme gelmeye başladı. Tam olarak değişim denmese de değişim yolunun başlangıcı denilecek kadar ilginç değerlendirmeler

ortaya çıkmaya başladı. Yıllardır dile getirilen, medyaya pek yansımayan konular artık iktidar partileri tarafından ciddi anlamda tartışma platformlarına çekilmeye başlandı.
 
Sosyal Demokrat Parti'nin Hessen Eyalet Teşkilatı, eyalette 6 aydan uzun süre yaşayan yabancılara belediye seçimlerinde oy kullanma hakkı verilmesini talep etti. Bu teklif, kamuoyu na açıklanmadan önce üzerin de aylarca çalışıldığına dair ciddi gerekçelendirmeler içeriyor. Göçmenlerin ülkeye katkılarına odaklanan bu teklif, Almanya'nın göçmenleri için gerçek anlamda vatandaşlık görevlerini yerine getirmelerinin yolunu özellikle mahalli seçimlerde oy kullanma hakkı vermek olarak işaret ediyor.
 
Federal İçişleri Bakanı  Faeser'in başkanlığını yaptığı SPD Hessen Eyalet Teşkilatı'nın seçim programında, 'eyalette 6 aydan fazla süre yaşayan herkesin belediye seçimlerinde oy kullanma hakkı verilmesi için federal düzeyde ve Federal Eyaletler Temsilciler Meclisi'nde çaba gösterileceği' ifadesi bulunuyor. Siyasetteki ağırlığı ve göçmen kökenlilere yönelik tutumuyla tanınan Federal İçişleri Bakanı'nın seçim bölgesinden gelen bu teklifin Alman siyasetinde ciddi bir şekilde değerlendirilmesi bekleniyor. Aşırı gruplar tarafından ciddi şekilde tartışılması muhtemel olan bu konuda kılıçlar çekilmiş oldu.
 
Bu konunun uzun bir süreç gerektireceği kesin, ancak şu an iktidar olan Sosyal Demokratlar tarafından siyasi arenaya taşınması bizim için önem taşıyor. Bu konu bir siyasi parti tarafından Almanya'nın gündemine taşınıyorsa, öncelikle göçmenleri de ilgilendiriyor demektir. Bu konunun iki ana sebebini yıllar dır dile getirsek de, çeşitli nedenlerden güncel olarak taşıyamadık, doğrusu güç süz kaldık. Sebeplerden biri bizimle, diğeri de Alman siyasi partileriyle ilgili. En azından hakkımız olan bir isteği gündeme taşıyamıyorsak, sebeplerini burada paylaş mak istedim.
 
Öncelikle bu alanda göçmen kuru luşları ciddi bir çalışma yapmadılar. Birbirleri arasındaki kopuk luk, güvensiz lik ve kendi aralarındaki kıskançlıkların etkisiyle siyasi hakları talep etmek ve bu talebin arkasında durmak on yıllardır akıllarına gelmedi. SPD Hessen tarafından siyasi gündeme taşınan konuya, özellikle Türkiye köken li sivil toplum kuruluşlarından bir destek gelmemesi de oldukça şaşırtıcı.
 
İkinci neden ise siyasetten gelebilecek ağır saç tepkileridir. Oysa, AfD'nin yükselişini durdurmak göçmenlerin haklarının verilmemesiyle dengelemek Alman siyasetine hakarettir. SPD, milyonlarca göçmenin desteğini alabileceğini düşündüğü bir teklifle ortaya çıktı. Bu desteğin göçmen gruplarından ne kadar destek ve aşırı sağdan ne kadar tepki alacağını birlikte göreceğiz. SPD'nin teklifinde, herkesin oy kullanma hakkı verilmediği sürece her belediyede yabancılar meclisinin oluşturulması da zorunlu hale getirilmek isteniyor. Bakan Faeser, Berlin'de yaptığı açıklamada, bu konunun belediye düzeyinde uzun süre yaşayan üçüncü ülke vatandaşlarına seçme hakkı verilmesiyle ilgili bir konu olduğunu belirtti. Federal İçişleri Bakanı, seçmenlerin siyasete ilgilerini artırmayı da hedefliyor. Yerel seçimlerde göçmenlere seçme hakkı verilmesiyle ilgili eleştirilere de yanıt hazırlayan Faeser, 'Bu, başka partilerin program larında da var. Şimdi bu seçim kampanyasında biraz abartılıyor.' dedi.
 
Geçmişte Hristiyan Demokrat Partili (CDU) Frankfurt Belediye Başkanı Petra Roth'un da kendisine destek verdiğini hatırlatarak 'Seçme hakkı, en yüksek demokratik değerlerimizden biridir.' derken, elbette kendi partisi içinden gelecek tepkilere de dikkat ediyor. Uzun lafın kısası, SPD Hessen, siyasette gerçeği gören ilk parti oldu."

Diğer Haberler